admin | 11 Eylül 2026 | Dünya, Tüm Manşetler A- A+

HAVA-SEN’den yapılan açıklamada, pilotların lisanslarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu bildirildi.
Açıklamada,” Kasten suç işlemiş olan doktor veya mühendisler özel sektörde adli sicil kaydına bakılmaksızın çalışabilirken pilotların farklı bir uygulamaya tabi tutulmasının hiçbir haklı gerekçesi yoktur.” vurgusu yapılırken, “söz konusu genelgenin revize edilmemesi halinde, ileride kasten bir suç işlediği iddiası ile birçok pilotun lisansının iptali tehlikesi ile karşılaşılacağından endişe edilmektedir.” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Son günlerde, pilotların lisans yenilemeleri ve ilave değişiklik taleplerinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünce adli sicil kaydı ve arşiv kayıtlarının incelemeye alındığı ve SHY-1 Yönetmeliğinin 16. maddesinin b fıkrasında sayılan suçlardan dolayı hüküm giyenlerin lisanslarının iptal edildiği görülmektedir.
İlginç olan 2006 tarihinde yürürlükte olan söz konusu yönetmeliğin yıllar sonra uygulanmaya başlanmasıdır. Üstelik yönetmelikte 2007 yılında ilk kez Türk Ceza Kanununda yer alan cezalar yer almış, 2017 yılında yeniden hazırlanan SHY-1 yönetmeliğin ilgili maddesinde değişiklik yapılmış, maddeye “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına” ifadesinin eklenerek kapsamın genişletildiği ve Devlet Memurları Kanununa uygun hale getirildiği anlaşılmıştır.
Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar ile terör örgütlerine yardım ve propagandasını yapmak suçlarından hüküm giymemiş olmak kabul edilebilir olmakla beraber yapılan ekleme ile, örneğin evin terasını izinsiz olarak kapatan veya hakaret suçunu işleyenler de kasten suç olarak madde kapsamında değerlendirilmektedir.
Yönetmeliğe göre hükmün infaz edilmiş olması da yetmemekte, üstelik lisansın belirli bir süre ile askıya alınması gibi bir yöntem yerine Anayasa’nın çalışma hürriyeti ilkesini ortadan kaldıran lisansın daimi iptali gibi bir yöntemin uygulandığı görülmektedir.
Uygulamanın son derece ağır ve telafisi güç zararlara sebebiyet vereceği açıktır. Temel pilotaj ve tip eğitimi için bir havayoluna 140.000 euro ödeme taahhüdünde bulunan bir pilot, kasten işleyeceği suçtan dolayı lisansını ve mesleğini kaybedeceği gibi ağır bir borç yükü ile karşılaşacaktır.
Kasten suç işlemiş olan doktor veya mühendisler özel sektörde adli sicil kaydına bakılmaksızın çalışabilirken pilotların farklı bir uygulamaya tabi tutulmasının hiçbir haklı gerekçesi yoktur.
Konu bugün geçmiş arşiv kaydı olan pilotların ve pilotluktan sonra simülatör öğretmenliği yapanların lisans yanileme ve ilave değişikliklerin lisansa işlenmesi taleplerinde uygulamakta olup önümüzdeki süreçte benzer başvurularda bulunanları da etkileyecektir. Söz konusu genelgenin revize edilmemesi halinde, ileride kasten bir suç işlediği iddiası ile birçok pilotun lisansının iptali tehlikesi ile karşılaşılacağından endişe edilmektedir.
Bu noktada SHGM’nin “yabancı pilotların arşiv kaydını inceleyip incelemediğini pilotun ülkesinin Adalet Bakanlığı’na başvurup bu bilgilere ulaşma konusunda bir çabası olup olmadığını” da açıklığa kavuşturması gerekmektedir.
Konuya ilişkin HAVASEN olarak SHGM’ye başvurulmuştur. Ancak tüm üyeleri pilot olan havacılık sektöründeki vakıf ve derneklerin yanısıra yetkili sendikanın da bugüne kadar tepkisiz kalmaları dikkat çekici olup THY ve Pegasus başta olmak üzere tüm havacılık işletmelerinin sürece müdahale etmesi gerektiği açıktır. Bugün Ortadoğu savaşı nedeniyle pilot fazlasından kurtulmak için uygulamaya ses çıkartmayan şirketlerin yarın sektör normale döndüğünde uçuracak pilot bulamayacakları gerçeği ile karşı karşıya kalacaklarını hatırlatmayı bir görev biliyoruz.”